0232 267 24 61

0232 267 24 24

Get Adobe Flash player

4. İmam Zeynel Abidin

alt
4. İmam Zeynel Abidin
 


Medine-i Münevvere’de, Hicretin 36. yılında Şaban ayının 5. günü doğdukları rivayet edilir. Doğum tarihiyle ilgili başka rivayetler de vardır. Annesi Yezdcürd’ün kızı Şehruhbanu’dur.

       Künyesi Ebu Muhammed, lakabı Zeyn’ül Abidin (ibadet edenlerin benzentisi), Seyyid-üs Sacidin (Secde edenlerin ulusu) ve Züs Sefenat’tır. Sefene diz anlamındadır. Sefenat bu sözün çoğuludur. Fazla secde etmesinden dolayı mübarek alnında ve dizlerinde meydana gelen sertlik nedeniyle bu lakapla anılmıştır. Secad (çok secde eden anlamında) da lakapları arasındadır. İmamlık, oğlu Muhammed Bakır’da devam etmiştir.

       İmam Zeynel Abidin, İmam Hüseyin’in oğludur. Doğumu Hicri 36 olarak kabul edilirse, dedesi Hz. Ali Şah-ı Merdan’ın ölümünde 4 yaşını bitirmiş, amcası İmam Hasan’ın vefatında 13 yaşını bitirmiş, bu takdirde de İmam Hüseyin’in şahadetinde 24 yaşını bitirmiş ve 25’ine girmiş olduğu anlaşılır. Kerbela’da rahatsız olduğu için, İmam Hüseyin savaşa girmesini müsaade etmemiştir. İmam Hüseyin’in şahadetinden sonra şimır, Ehlibeyt’in bulunduğu çadıra saldırmıştır. İmam Zeynel Abidin’i şehid etmek istemişler, fakat Hz. Zeynep buna mani olmuş, Hamit bin Müslim de engel olunca şimır bu işten vazgeçmiştir. İmam Hüseyin’in ve Ehlibeyt’in soyu kendisinden yürüdüğü için İmam Zeynel Abidin’e ADEM-İ ALİ ABA da denmektedir.

       Ataları Hz. Ali gibi geceleri taşıyabileceği kadar yiyecek ve odun alır, kapı kapı dolaşır, yoksulların evine gider ve onların ihtiyaçlarını gidermeye çalışırdı. Bu arada kimsenin onu tanımaması için yüzüne nikap takardı. Yoksullar kendilerine yardım edenin Zeynel Abidin olduğunu, ancak onun vefatından sonra anlamışlardır.

       Hz. İmam Hüseyin’in oğlu İmam Zeynel Abidin, Hicri 95’te Muharrem’in 12. günü, Ümeyyeoğullarından Abdülmelik oğlu Velid’in saltanatı zamanında, Hisam bin Abdülmelik’in talimatıyla zehirletilerek şahadet mertebesine ermiştir. Ömrünün müddeti, doğumu Hicri 36 kabul edilirse, 56 yıl, 7 ay, 27 gündür. Kabri Medine’dedir.

       Zurare diyor ki: Hz. İmam Muhammed Bakır şöyle buyurdu: “Hz. İmam Zeynel Abidin’in bir devesi vardı. İmam o deveyle yirmi iki defa Mekke’ye gitmişti. Hiçbir yolculuk da ona bir kırbaç dahi vurmamıştır.”

       Hz. İmam Zeynel Abidin’in vefatından sonra, hizmetçilerinden biri geldi ve dedi ki: “Deve evden dışarı çıktı. Hz. İmam Zeynel Abidin’in kabrine vardı, diz çöküp boynunu kabre sürerek ağladı. Halbuki o deve, İmam’ın kabrini daha önceden görmemişti deyince, ben o deveyi hemen yakalayın, insanlar onu görmeden ve bu durumdan haberdar olmadan onu yerine götürün dedim”

       Bunun üzerine İmam Muhammed Bakır şöyle buyurdu: “Babam Zeynel Abidin vefat edince, babamın devesinde otlak yerinden çıkıp, kendisini kabrin üzerine attı ve topraktan yuvarlanmaya başladı. Bu nedenle o devenin otlak yerine götürülmesini istedim.”

       Hucurat s-a 14 – Ya Muhammed iman ettik dediler, Deki: Siz iman etmediniz, ancak Müslüman olduk deyin. İman sizin kalplerinize girmemiştir. Eğer Allah’a ve Resul’üne itaat ederseniz Allah, yapıp ettiklerinizden hiçbir şey ekşitmez. Çünkü Allah Gaffur’dur, Rahim’dir.

       Hucurat s-a 15 – Müminler ancak şu kimselerdir ki, Allah’a ve Resul’üne iman ederler. Sonra hiçbir kuşkuya düşmezler ve mallarıyla, canlarıyla, Allah yolunda didinirler. İşte bunlardır, özü sözü birbirine uyanlar.

SELAMULLAH YA İMAM ZEYNEL ABİDİN



 

:

Ehlibeyt

  “Size iki şey emanet ediyorum: Biri Kuran, diğeri Ehlibeyt’imdir. Kuran ve Ehlibeyt birbirinden ayrılmaz, Kuran ve Ehlibeyt Hakk’tan uzanan iptir, sarılan selamet bulur.” (Hz. Muhammed)  Kendisine uyulan kişi, önder anlamına gelen İmam, geniş anlamıyla din işlerinde Müslüman toplumun uyduğu kimsedir. İmam Cafer-i Sadık Mezhebi’ne bağlı olanlar, Hz. Muhammed’in Veda Haccı’ndan dönerken Gadir Hum denen yerde, Allah’ın emriyle müminlere imam, kendilerine...